Son anketler,adaylar,2011,,anket sonuçları,il il milletvekilleri,aday isimleri,Son anketler,seçim sonuçları

5 Ağustos 2010 Perşembe

Ak Parti'den sürpriz emeklilik talebine ilk yorum

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Yüksek Askeri Şura ile ilgili sürecin yasalarla belirlendiğini belirterek, ''Birtakım kişiler, hukukun gerekleri neyse o çerçevede işleyen süreçleri 'olağandışı' göstermek gibi bir gayret içerisinde'' dedi.

İKTİDARDAN İLK DEĞERLENDİRME BEKİR BOZDAĞ'DAN

NTV canlı yayınına katılan Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, "Yasaların gereği yerine getirildi. Yasaların yerine getirilmesini 'neden böyle yapıldı' diye eleştirilmesini anormal buluyorum. Yasaların uygulanması mağduriyet doğurmaz. Yasaların uygulanmaması mazeret doğurur. Gelişen her sorun için yasaların içerisinde çözüm vardır. Ve bu çözüm bulunacaktır diye düşünüyorum.

Sayın Atilla Işık'ın neden böyle bir karar almasının nedenini bilemiyorum" dedi.

"KOŞANER GENELKURMAY BAŞKANI OLMAYACAK" İDDİASI SORULDU

Parlamentoda da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, ''Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner'in Genelkurmay Başkanı olmayacağı yönünde senaryolar bulunuyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna karşılık, senaryolar üzerinde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını ifade etti.

Türkiye'de Yüksek Askeri Şura'nın ne zaman toplanacağı, terfilerin nasıl olacağı ve kuvvet komutanlarının nasıl atanacağının yasalarda belli olduğunu kaydeden Bozdağ, bu konuda yetkilerin ve görevlerin nasıl kullanılacağının da açık olduğunu dile getirdi. Sürecin, yasalar çerçevesinde işlediğini anlatan Bozdağ, şunları söyledi:

''Kanuna uygun davranmak ve hukukun gereklerinin yapmak 'olağanüstülük' değildir. Olağanüstü bir durum olması için hukukun çiğnenmesi gerekiyor. Maalesef birtakım kişiler, hukukun ve kanunun gerekleri neyse o çerçevede işleyen süreçleri 'olağandışı' göstermek gibi bir gayret içerisinde. Demokrasiyi, hukuk devletini tam olarak özümsemeyenlerin bunu farklı değerlendirmeleri elbette normaldir. Bize göre anormal bir durum yok. Hukukun içerisinde işleyen süreçler var. Hükümeti suçlayanlar, 'neden hukukun dışına çıkmadı' diye suçluyorlar. Demokratik, hukuk devletinde, hükümetler 'hukukun dışına çıkmadı' diye suçlanmazlar. Ama maalesef 'neden hukuka uydunuz' diye itham edenleri görüyoruz.''

-BAYKAL HAKKINDAKİ İNCELEME-

Bozdağ, ''Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında adli yargılamayı etkilemek iddiasıyla başlatılan incelemenin, CHP tarafından 'CHP'den öç alma' olarak değerlendirildiği'' yönündeki soruyu yanıtlarken, ''CHP her konuyu çarpıtmakta çok mahir davranıyor'' dedi.

Bekir Bazdağ, şöyle konuştu:

''Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletlerinde Cumhuriyet savcıları var. Vazifeleri, suç isnatlarını, iddialarını takip etmektir. Yasa onlara bunu görev olarak vermiş. Görevini yapan kişilerle ilgili 'niye bunu böyle yapıyorsunuz' diye ithamda bulunmak doğru olmaz.

Sayın Baykal ile ilgili bir çalışma var mı, yok mu onu da bilmiyoruz. Bunu basın yazıyor. Çalışma varsa, onun muhtevasına da vakıf değiliz. Eğer varsa ortaya çıktığında bir değerlendirme yapılabilir. Şu anda sadece gazetelerde yer alan haber konumunda. Henüz böyle bir iddianame de yok.''

MHP'de bir başkan daha "evet istifası" verdi

MHP'de bir başkan daha "evet istifası" verdiü
Ordu'nun Akkuş ilçesi Seferli Beldesi'nin MHP'li Belediye Başkanı Mehmet Kayaoğlu, partisinin 12 Eylül referandumunda 'hayır' oyu kullanılması isteğinin Milliyetçilik anlayışına ters olduğu için partisinden istifa ettiğini açıkladı.

"Bugünkü MHP'nin tutumunun büyük liderimiz Alparslan Türkeş'in kemiklerini sızlatmaktadır" diyen Kayaoğlu, "Türkeş yaşasaydı Anayasa değişikliğine evet der ve bu yönde bir kampanya yürütürdü." diye konuştu.

12 Eylül darbesinden en büyük yarayı partisinin aldığı halde Anayasa değişikliğine hayır denmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Kayaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "CHP, BDP ve PKK ile aynı safta yer alıp, demokratikleşme ve özgürleşme reformu olarak dikkat çeken bir değişikliğe hiç bir milliyetçinin ve ülkücünün Hayır demesi vicdani ve tutarlı bir tavır değildir. Bu nedenle MHP'den istifa ediyorum. 12 Eylül günü Darbelerin Karanlığından, demokrasinin aydınlığına geçiş için bu Anayasa değişikliğine Evet diyeceğim. Aynı zamanda bu konuda evet kampanyası daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için destekleyeceğimi kamuoyu ile paylaşmayı bir görev addediyorum."

Adana 12 Eylül'de 'evet' olup akacak

Adana'da 109 sivil toplum kuruluşu Anayasa değişikliği referandumunda 'evet' diyeceğini açıkladı.
Seyhan Oteli'nde STK'lar adına açıklama yapan Adana Sağlık Mensupları Derneği (SAMEDER) Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Kızılkaya, Türkiye'nin Anayasa değişikliği referandumu süreci ile çok önemli bir yol ayırımında yer aldığını söyledi.

Bürokratik vesayetin, tüm ağırlığı ile ve ideolojik aygıtlarıyla demokratikleşme ve özgürleşmeye karşı iktidarını kaybetmemek üzere direndiğine dikkat çeken Kızılkaya, "Halen darbe anayasası ile yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, iş dünyasının, aydınların değişmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardığı bir anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi söz konusu olduğunda belli bir kesimin daha önce savunduğu ilke ve değerlerden vazgeçerek ısrarla "hayır" demesini de doğrusu demokrasi sınavı bakımından çok düşündürücü ve manidar buluyoruz." dedi.

Yapılan bu değişikliğin yeterli olmadığını ancak, sivil bir anayasa için güzel bir başlangıç olduğunu vurgulayan Kızılkaya, "Biz Adana'da yer alan sivil toplum örgütleri olarak referandumda "evet" deme kararlılığındayız. Zira; her şeyden önce referanduma sunulan anayasa değişikliği paketinde yer alan değişikliklerde hayır demeyi gerektirecek hiçbir nokta görmemekteyiz. Paket, içeriği incelendiğinde yeterli olmamasına rağmen bütün bu değişikliğin ülkemizde özgürlükleri, katılımcı ve çoğulcu demokrasiyi genişlettiği, hukuk güvenliği, hukuk devleti ve eşitlik ilkesinin yerleşmesine katkı sağladığı açıkça görülmektedir. " ifadesini kullandı.

Kızılkaya, "Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için tedbir alınmasına nasıl hayır diyebiliriz?. Herkesin kendisi ile ilgili verilerin korunmasını isteme, kendisi ile ilgili veriler hakkında bilgi sahibi olma, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini isteme, dolayısı ile fişlenmenin önüne geçme hakkına sahip olmasına nasıl hayır diyebiliriz?. Vatandaşın yurt dışına çıkış hürriyetinin ancak mahkeme kararı ile kısıtlanabileceğine, idari kurumların böyle bir kısıtlama kararı veremeyeceğine, dolayısı ile insanların seyahat özgürlüğünün engellenemeyeceğine dair hükme nasıl hayır diyebiliriz?. Çalışanı, emekçiyi koruyan, birden fazla sendikaya üye olmak hakkını tanıyarak hak arama alanını genişleten hükme hayır denilebilir mi?. Yurttaşlara anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını tanıyan ve vatandaşın hak arama özgürlüğünü sonuna kadar koruyan hükme hayır denilebilir mi?. Ülkede görev yapan ve devletin temelini teşkil eden adalet kurumuna mensup yaklaşık 10 bin hakim-savcının tayin ve terfilerinin sadece 7 kişi yerine daha fazla ve daha katılımcı bir kurul tarafından yapılmasına nasıl hayır diyebiliriz?. Ülkemizin geleceğine ilişkin çok önemli kararlara imza atan Anayasa Mahkemesi'nin üye sayısını arttırarak ve üyelik süresini sınırlayarak daha katılımcı ve adil bir heyet oluşmasını sağlayan hükme nasıl hayır diyebiliriz?" sorusunu yönletti.

Referandumun ülke meselesi olduğunu vurgulayan Kızılkaya, "Bu değişiklik siyasi düşüncelerle değerlendirilmemelidir. Herhangi bir siyasi gaye olmadan bir araya gelen sivil toplum örgütleri olarak hiçbir noktasına hayır diyemediğimiz anayasa değişikliğine 'evet' diyoruz. Aynı zamanda daha demokrat, daha özgür, daha uygar, pranga ve vesayetlerden kurtulmuş bir Türkiye için halkımızı da 12 Eylül'de referandumda anayasa değişiklik paketine 'evet' demeye davet ediyoruz." şeklinde konuştu. Programda konuşan Yasin Türkoğlu ise katılımcılardan telefonlarını herkesin 'alo' değil 'evet' cevaplamasını önerdi.

Etkinlikte konuşan Memur –Sen Adana Temsilcisi Ali Uslu ise "Memurlara uygulanan uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yoluna başvurma yasağının kaldırılmasına, kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanınmasına 'evet' diyoruz. Tüm halkımızı da darbecilerden ebediyen kurtulmak için 'evet' demeye davet ediyoruz." diye konuştu.

Programın kapanışından önce Adanalı Ozan Murat, kardeşlik türküsünü seslendirerek referandum çalışmalarına destek verdi.

Etiketler

sayaa

yükleme oyunları seçim sonuçları
 
sayfa_f1d9fabdd31b3d2d.html